Talat Yavuz
Seçimin ardından
Tarih: 20-06-2015 22:52:00 Güncelleme: 20-06-2015 22:52:00


Ülkemiz bir seçim sınavından daha geçti. Seçim sonuçlarının, ülkemizin yararına olduğunu söyleyene pek rastlamadım. İlk heyecan geçtikten sonra, “Şimdi ne olacak?” sorusu, “Neden böyle oldu?” sorusunun önüne geçmiş durumda. Sevinenler de dâhil bir tedirginlik hali mevcut.

 

Yeni bir döneme girdiğimiz kesin. Bizler, bir sivil toplum kuruluşu olarak, siyasilerin yapması gereken sorguyu yapacak değiliz. Merak eden ve ihtiyaç duyan olursa, fikir ve tespitlerimizi paylaşırız.

 

Geri dönüp baktığımızda, arkamızda bıraktığımız on üç yılda, elde ettiğimiz kazanımların ne ölçüde kalıcı ve sağlam toplumsal sahiplenmeye dönüştüğünü önemseriz. Milletimizin değerlerine saygı duymayan veülkemizin kaynağını ayrıcalıklı sınıflarla paylaşan yönetim anlayışından ne kadar uzaklaşıldığı bizim için hayati önem taşır.

 

Kamuda, üniversitede ve ortaöğretimde serbest kıyafet özgürlüğü, İmam Hatiplerin geleceği, seçmeli dini dersler, katsayı zulmünün geri dönmemesi, bizim için varlık sebebimiz olmaya devam edecektir.

 

Son yıllarda birçok anlamsız yasağın kaldırılmasına, yönetim zihniyetinin değişmesine rağmenülkemiz, demokrasisi henüz oturmamış bir ülkedir. İktidar değişimi seçimle olmasına rağmen, en temel haklarımız konusunda, her defasında tedirginlik yaşanıyor olması, millet olarak üzerinde kafa yormamız gereken en önemli husustur. Yıllardır; “Yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç var.” diye haykırışımız bundandır.

 

Herkesi farklılıklarıyla kabul eden ve rahatlatan; millet olarak hep beraber, bütün farklılıklarımız ve önceliklerimizle uğrunda beraber koşabileceğimiz ortak ideallere sahip olmadıkça, dünyaya hâkim güçlerin oyuncağı olmaktan kurtulamayacağız. Yaşadığımız olumsuzluklar karşısında, bütün kesimleriyle aynı tepkiyi veremez durumda oluşumuz, yeniden büyük millet olma yolunda daha alınacak çok yolumuz olduğunu gösteriyor. Korkularından arınmış, kendisi gibi düşünmeyeni yok etmeye çalışmayan, adaleti önce başkası için isteyerek yeri geldiğinde bunun için bedel ödeyen, kendi güven ve huzurunun, karşısındakinin güven ve huzuruna bağlı olduğunu bilen yeni bir nesil yetiştirmeliyiz.

 

Muhataplarımız ne söyleyeceğimizi merak ediyormuş. Büyük fikirler ve idealleri olanların yürüyüşü bitmez. Biz türkümüzü söylemeye devam edeceğiz. Testi kırıldıktan sonra uyaran olmamayı hep ilke edinerek geldik. Her şey yolundaymış gibi görünürken eleştirmenin kıymetine inanırım. Bu yüzden hep; “Rotasyonu bir cezalandırma aracı olarak görmeyin, sistemle sürekli oynamayın, temel lise değil süper dershane getiriyorsunuz, sınav ücretlerindeki adaletsizliği kaldırın, okul normlarını güncelleyin ve insanları mağdur etmeyin, eğitimde önümüzü görebileceğimiz bir sakinlik oluşturun, okullarımızın ekonomik problemlerini çözün, öğretmenleri tahsildar duruma düşürmeyin, ek ders ücretlerimizi artırın, kurslarla ilgili düzenlemeyi geciktirmeyin, bütün okullara sahip çıkın…” diyerek geldik.

“Hak ve adaletten ayrılmayın, şehirlerimizi kültürümüze uygun dizayn edin, plaza ve AVM kültüründen vaz geçin, zenginlerle iş tutarak halkınıza tepeden bakmayın, seçim ekonomisi yapmıyoruz ilkesini abartarak, asgari ücreti, maaş artışını, emekli ikramiyesini, enflasyon farkını,vergi dilimi mağduriyetini unutmayın.” diyerek devam edeceğiz. Söyleyecek çok sözümüz var ve söylemeye devam edeceğiz.

 

Talat YAVUZ

Eğitim Bir Sen İstanbul 4 No’lu Şube Başkanı



Bu yazı 1434 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI