ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ
Tarih: 15-12-2016 17:39:00 + -


Akciğer kanseri, yapısal olarak normal akciğer dokusundan olan hücrelerin ihtiyaç ve kontrol dışı çoğalarak akciğer içinde bir kitle (tümör) oluşturmasıdır.

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ

Burada oluşan kitle öncelikle bulunduğu ortamda büyür, daha ileriki aşamalarda ise çevre dokulara veya dolaşım yoluyla uzak oranlara yayılarak (karaciğer, kemik, beyin vb. gibi) hasara yol açarlar. Bu yayılmaya metastaz adı verilir.

 

Sigara, puro, pipo, nargile (tütün) içimi, akciğer kanserinin bugün ispatlanmış olan en önemli risk faktörüdür. Sigarayı bıraktıktan 5 yıl sonra risk azalmakta, ancak tamamen bitmemektedir.

 

Sigarayı içmeyen ancak çevresinde içilen kişiler de aynı şekilde bu riski taşırlar. Bu nedenle akciğer kanserini önlemenin en iyi yolu sigaraya hiç başlamamaktır!

 

Rutin uygulanan bir tarama programı olmasa da son yıllarda yapılan düşük doz spiral tomografi çalışmalarının yüksek riskli kişilerde (55-74 yaş arası, günde 2 paket ve üzeri sigara içenler) kanserin erken saptamasına katkısı olabileceği gösterilmiştir. Hastalık oldukça ileri aşamalara gelene kadar önemli şikâyete yol açmayabilir. Bu sinsi karakter, akciğer kanserini bu kadar tehlikeli yapan en önemli faktördür.

Kanser tanısı konduktan sonra hekiminiz öncelikle hastalığın yaygınlığını veya bir başka deyişle hangi aşamada olduğunu (evre) saptayacaktır. Doğru evreyi saptamak için hekiminizin akciğer röntgeni, toraks ve batın bilgisayarlı tomografi veya MR görüntülemesi, kemik taraması, beyin bilgisayarlı tomografisi veya PET/CT gibi tetkikleri isteyebilir. Hastalığın ameliyat için uygun evrede olup olamadığını anlamak için mediastinoskopi denilen, boyundan yapılan bir kesiyle mediasten boşluğuna ışıklı boruyla bakılması ve bu işlem sırasında lenf bezelerinden örnek alınmasını içeren bir tetkik de ayrıca yapılabilir.

Akciğer kanserleri mikroskop altında izlenen hücrelerin görüntüsüne göre iki ana guruba ayrılır.

 

1. Küçük hücreli (yulaf hücreli) akciğer kanseri

 

2. Küçük hücreli-dışı akciğer kanseri.

 

Bunlar mikroskop altında izlenen kanserli hücrenin görüntüsüne göre ayrılır.  Küçük hücreli dışı akciğer kanseri tüm akciğer kanserlerinin yaklaşık %85' ini oluşturur ve Yassı epitel hücreli, büyük hücreli ve adeno kanser olarak üç gruptan oluşur. Küçük hücreli akciğer kanseri daha nadir görülür, oldukça hızlı seyirlidir ve tanı konduğu zaman çoğunlukla vücudun başka bölümlerine yayılmış olarak karşımıza çıkar.

 

Küçük hücreli akciğer kanseri tedavisi

 

Hastalığın erken evrelerinde (evre I ve II, bazı evre III hastalar) ameliyatla tümörlü doku, etraftan bir miktar sağlam doku çıkarılarak, bazen tüm bir akciğer lobu alınarak temizlenebilir. Ameliyat sonrası evresine göre kemoterapi yada ışın tedavisi (radyoterapi) gerekebilir. Ameliyat sonrası hekiminiz sizi düzenli aralıklarla kontrole çağıracaktır.

 

Ameliyatla çıkarılması mümkün olmayan evre III akciğer kanserinin esas tedavisi ışın tedavisi (radyoterapi) ve ilaç tedavisidir (kemoterapi). Bu hastalarda iki yöntem sırayla veya beraber uygulanabilir.

 

Evre IV akciğer kanserinde kemoterapi yaşam süresini uzatacak ve hastalığa ait şikayetlerin azalmasını sağlayacaktır. Ancak, bu evrede kesin tedavi kararı hasta ve ailesi ile görüşüldükten sonra verilmelidir. Yaşamı çok uzatması beklenmeyen bir tedavi seçeneğinin yan etkileri nedeniyle hayat kalitenizi bozma olasılığı varsa hekiminizle bu konunun konuşulması uygun olacaktır. Evre IV hastalıkta, ışın tedavisi genellikle kansere bağlı ağrı, kanama veya kemiğe, beyine yayılma söz konusu ise uygulanır.

 

Son yıllarda kemoterapiye ek olarak akıllı ilaçlar ve aşı tedavileri (immünoterapi) bu kanser türünde tedavi seçeneği olarak karşımıza çıkmıştır. Akıllı ilaçlar tüm hastalarda değil yalnızca patoloji parçalarından ve son yıllarda kandan (likit biyopsi) bakılabilen belli mutasyonların (EGFR, ALK ve ROS1) pozitif olduğu hastalarda oldukça etkin olduğu gösterilmiştir. Akıllı ilaçlar tablet şeklinde olup hastaneye gelmeden evde rahatlıkla kullanılabilir. Aşı tedavileri (immünoterapi) bu kanser türünde çok daha yeni bir seçenektir. Vücudun bağışıklık sistemini tümöre karşı aktifleştirerek etkinliğini gösterir.

 

Sonuç olarak Akciğer Kanserinde özellikle Evre I ve Evre II gibi erken teşhis edilen vakalarda Cerrahi tedavi şansı elde edilebilmektedir. Evre III Akciğer Kanserli olgularda ise kombine tedavi ( cerrahi+kemoterapi+radyoterapi ) ile de yaşam süresi uzatılabilmektedir.

           

Sigara içen hastaların bir an önce sigarayı bırakmaları, bırakmayanlarda Akciğer Kanseri oluşma ihtimalinin 20 kat fazla olduğunun bilinmesi ve erken teşhis için bu kişilerin yıllık kontrollerini ihmal etmemesi önemlidir.

           

Sağlıklı günler dileğimle.

 

Doç. Dr. Recep DEMİRHAN

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kartal Dr. Lütfi Kırdar E.A.H. Göğüs Cerrahisi Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu - Hastane Yöneticisi




Bu haber 440 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAĞLIK HABERLERİ