CONNECTOR 5 SEMİNERİ
Tarih: 14-08-2019 22:37:00 + -


Kadıköy Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Hülya NARSAP, Romanya'da düzenlenen, Avrupa'da farklı ülkelerden gelen 150 katılımcıyla gerçekleştirilen, eğitimde yeni yaklaşımların ve uygulamaların paylaşıldığı aynı zamanda da yeni ortaklıkların kurulduğu seminerde ülkemizi en iyi şekilde temsil etti.

CONNECTOR 5 SEMİNERİ

‘2018 Yılında yetişkin engelli kursiyerlerimiz için hayata geçirdiğimiz ‘Hayat Boyu Engelli Dostu’ isimli AB Projemizin Ulusal Ajans tarafından ‘En İyi Örnek’ seçilmesi üzerine Romanya’da farklı ülkelerden 150 katılımcı ile gerçekleştirilecek olan CONNECTOR 5 (BAĞLAYICI) Seminerine davet edildim. Bu seminer Romanya ulusal Ajansı tarafından Erasmus Plus Projeleri kapsamında yeni bağlantılar kurmak, eğitim-öğretimde uygulanabilecek yeni ve farklı teknikleri katılımcılarla paylaşmak üzerine gerçekleştiriliyor.

 

Dört gün boyunca Almanya, İtalya, Fransa, İsveç, Finlandiya, Slovakya, Polonya, Portekiz, Türkiye, Bulgaristan ve Romanya’dan gelen katılımcılarla farklı etkinliklerde çalışma olanağını buldum. Seminerde Yetişkin Eğitimi, Okul Eğitimi, Mesleki Eğitim ve Gençlik adına farklı kurumlardan katılımcılarla birlikte olduk. Seminer iletişim dili İngilizceydi. Çalışmalarımız; Şehri Tanımak ve Birlikte Öğrenmek, Fotoğrafın Sesi, Medya ve İletişim, Hikaye Yazarlığı, Tiyatro, Grafik Dizayn, Oyun olmak üzere 7 başlık altında toplandı. Gruplara ayrılarak bu çalışmalara katıldık, üç gün boyunca farklı aktivitelere katıldık ve 3. Günün sonunda ortak sunumlarla aktivitelerimizi diğer gruplarla paylaştık. Bulunduğunuz bölgeyi ve şehri öğrencilere ve kursiyerlere en iyi şekilde tanıtmak için yapılabilecek farklı etkinlikler üzerinde durduk, fotoğraf çekimi, resim yapma, maket, şarkı ve farklı oyunlarla şehri öğrenciler için daha akılda kalıcı hale getirme, nerde ne var ve ne gibi bir işlevi var, şehri birlikte keşf etme aktiviteleri düzenleyebilirsiniz. Fotoğrafların Sesi’n de ise her bir fotoğrafın anlattığı ve verdiği bir mesaj olduğunu öğrendik. Aslında her fotoğraf bize mekan, zaman, kişiler ve durumlar hakkında pek çok ip ucu veriyordu. Önce fotoğraflara bakarak verdiği mesajlar hakkında tahminlerde bulunduk, sonra kendi çektiğimiz fotoğrafların mesajlarını diğer ekip üyelerinin tahmin etmesini istedik. İstersek ve öğrenirsek medyayı ne kadar etkin kullanabileceğimizi ve bunun derslere faydasını öğrendik. Hikaye yazmanın inceliklerini öğrendik ve yarım bırakılan bir hikayeye her birimiz farklı sonlar yazdık. Şunu gördük ki bütün sonlar mutlu bitiyordu, demek ki insanların böyle bir eğilimi vardı her birimiz mutlu sonlar görmek istiyorduk. Tiyatro ile dersleri oyunla ve daha aktif bir halde öğretebileceğimizi ve dersleri daha eğlenceli bir hale getirebileceğimizi öğrendik. Bizler öğretmen olarak aktif olursak öğrencilerimizi de derslerde daha aktif olmaya yönlendirebiliriz. Pek çok role büründük anne olduk, baba olduk, çocuk olduk, öğretmen, prenses, kahraman, suçlu olduk. Hangi role büründüysek o rolün hakkını vermeye çalıştık. Oyun etkinliklerinde dersleri daha eğlenceli ve akılda kalıcı bir halde nasıl işleyebileceğimizi öğrendik. 150 katılımcı gruplara ayrılarak oynadığımız bir oyunda ülke yönetimine geldiğimizde ülkeyi hangi politikalara göre ve nasıl yönetebileceğimize karar verdik ve her gruptan birer temsilciye temsilciler merkezine fikirlerimizi savunmaya gönderdik. Grafiklerle ve sembollerle konuları ifade etmenin çok daha anlaşılır ve akılda kalıcı olabileceğini öğrendik. Poster Sunumlar, afişler hazırladık, tiyatro ve oyunlar oynadık, hikayeler yazdık. 15 ülkeden 150 katılımcı bu aktiviteleri gerçekleştirirken 5 günün sonunda iyice kaynaştık, yemeklerde, kahve molalarında birbirimizle iletişim kurduk, ileriye dönük hangi projeleri gerçekleştirebiliriz bunları konuştuk, ülkelerin eğitim sorunlarını ve eğitim sistemini konuştuk. Kısacası bir birimizden çok şey öğrendik. Benim öğrendiğim en güzel tecrübe ise birbirimizden hiçbir farkımızın olmadığıydı, tüm insanların aynı duygulara sahip olduğuydu, sınırları çizenlerin bizler olduğuydu. Bu çok güzel deneyim ve tecrübelerle, yeni tanıdığım farklı ülkelerden ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden yeni arkadaşlar edinerek ülkeme döndüm ve bu tecrübelerimi eğitimci arkadaşlarımla paylaşmak için sabırsızlanıyorum.

 

BÜKREŞ

Romanya'nın başkenti Bükreş’te Fransız mimarisi etkisindeki yapıları çok sık görüyoruz ve 300 yıldan fazla Osmanlı idaresi altında kalan şehirdeki yapıların bir çoğunda Osmanlı etkisi fazlasıyla hissediliyor. Şehrin merkezinde oldukça eski ve tarihi binalar mevcut, bazı binalar restore edilmiş bazı binalarsa çok kötü durumda ve onarılmayı bekliyor. Şehir Meydanı'n da ismi HAN olan meşhur bir avlulu restoran var. Evet bu binanın Osmanlı Döneminden kalma bir han olduğunu görünce hemen anlıyorsunuz. Bir avlu etrafında toplanmış odalar ve büyük bir avlu ya yerleştirilmiş masalar. Romanya'da Osmanlı izleri görmek beni fazlasıyla memnun etti. Şehrin Merkezinde yer alan büyük havuzlu Meydanda ise her gece müzikli su gösterileri yapılıyor ve bu da turistler ve izleyenler tarafından büyük beğeni topluyor. Şehir Merkezi'n de meydanlar oldukça kaşabalık ve hareketli.




Bu haber 196 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YEREL GÜNDEM HABERLERİ