‘Bu ülke hepimizin, başka ülkemiz yok’
Tarih: 12-11-2016 19:20:00 + -


Bölgemizin iş ve spor camiasının tanınmış kişilerinden Selahattin Atasever’e gündemi ilgilendiren konularla ilgili sorular sorduk, ilginç ve dobra cevaplar aldık, onları sizlerle paylaşmak istedik...

‘Bu ülke hepimizin, başka ülkemiz yok’

- Spor, siyaset ve iş adamı olarak ülkenin şu andaki genel durumunu nasıl görüyorsunuz?

 

Yıllarca iç içe yaşadığımız insanlar birden bire vatan haini oldular. Onları tanımakta zorlanıyoruz. Yaşamamamız gereken bir 15 Temmuz’u yaşadık. İnsanların birbirine güvenlerini yitirdiği bir süreçten geçiyoruz. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu anlamakta zorluk çekiyoruz. 15 Temmuz’dan sonra devletin birçok kademelerinde yapılan değişikliklerle, yeni düzenlemelerle bir nebze de olsa taşlar yerine oturmaya başladı. Sağlıklı gelişmeler, 15 Temmuz’dan sonra düzenlemelerin doğru olduğunu göstermektedir. Hele 3 siyasi partinin bir araya gelerek süreci desteklemeleri çok önemli bir olaydır. Tabii ki şehitler verdik, yaralılarımız oldu. Bu kalkışma sonunda bedel ödedik. Dış güçlerin organize ettiği, içerideki hainleri kullanarak yapılan bu darbe girişimi yüce Türk halkının demokrasiye sahip çıkmasıyla başarılı olamadı. Halkı hesaplamayanlar burada yanıldılar. Keşke olmasaydı diyoruz ama oldu. Bundan sonra böyle bir şeye kalkışacaklarını zannetmiyorum. Ekonomimiz çok güçlü olduğu için sarsılmadı. Yapılan ve sürdürülen büyük yatırımlar ekonomimizin doğru yolda olduğunu göstermektedir. Tabi benim bir türlü içinden çıkamadığım, binlerce kişinin işten atılması, görevden alınması, ihraç edilmesi gibi hassas konular. Bunun için görevlendirilen komisyonların işin içinden nasıl çıkacağını merak ediyorum. Suçlu ve suçsuz nasıl ayırt edilecek. Onların aileleri ve yakınları merak içinde sonucu bekliyor. Adaletin hassas terazisi işte burada önemli.

 

- Gezi, 17-25 Aralık olayları bu 15 Temmuz darbe kalkışmasının bir ön hazırlığı mıydı?

 

Tabii ki AK Parti’nin ilk iktidara geldiği 2002 yılında, diğer siyasi partilere halkın gösterdiği tepki sayesinde büyük sürpriz yapmıştı. Ondan sonraki seçimlerde üst üste başarılarına devam edip, iktidarı hiç bırakmadı. Demek iyi şeyler yaptılar ki yükselen trendle oylarını yüzde 50’lere taşıdılar. Muhalefet hiç bir zaman iyi çalışmadı. Ne genel ne de yerelde halkın takdirini kazanacak bir muhalefet yapamadı.Gezi ve 17-25 Aralık olayları sonrasında bile halkın iktidara güveni hiç eksilmedi. Ülkenin siyasi ve ekonomik olarak güçlenmesi yabancıları rahatsız etmeye başladı. Her zaman yaptıkları gibi, yine uygulamalarını gerçekleştirmek istediler ama başarılı olamadılar. Olamayacaklar da....

 

- Ekonomi sizce nasıl gidiyor? Moody’s değerlendirmesini nasıl buluyorsunuz?

 

Moody’sin değerlendirmesi tamamıyla siyasi bir harekettir. 15 gün önce söyledikleri ile tamamen ters düştüler ve tüm dünyaya rezil oldular. Merkez bankasının ekonomik müdahaleleri çok yerindeydi ve başarılı da oldular. Doların ateşini düşürdüler. Şu an bile doların daha yüksek seviyelerde olmasını beklerken, gerçekten çok iyi bir yerde seyrediyor. Ekonomimizin iyi olduğuna inanıyoruz. Rusya ile krize , komşu ülkelerdeki savaşa, dış güçlerin birçok oyununa rağmen ekonomideki yükseliş devam ediyor. Hele Rusya ile ilişkilerimizin düzelmesi , İsrail’in tazminat sorununun çözümlenmesi ve düzenlenen Dünya Enerji Kongresinden çıkan olumlu sonuçlar ülkemizin ekonomide önümüzdeki yıllarda özellikle 2023 hedeflerine ulaşacağının göstergesi olarak görünüyor.

 

- Güneydoğu olaylarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Ben söz konusu olaylarla ilgili haberleri ne okumak ne de dinlemek istemiyorum. Sebebine gelince de insanlar zamanla iyiye ve kötüye alışıyor. Gelen şehit haberleri beni bir baba olarak çok üzüyor ve derinden etkiliyor. Hükümeti şu anda, düne nazaran, başarılı buluyorum. 15 Temmuz’dan sonra kararlı bir şekilde hareket eden hükümet yetkililerinin bu tutumunu sürürmelerini bekliyorum.Teröre desteğini vermeye devam eden TBMM çatısı altında görev yapanlar hakkındaki yargının son verdiği kararlar, halka büyük bir güven ve huzur verdi.

 

- Dış politikayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Dış politikada hükümeti başarılı buluyorum. Bir kere ezberleri bozdu. Dik durmaya ve dediklerini yaptırmaya devam ediyorlar. Dünya 5 ten büyüktür ifadesi; hareketsiz mekanizmaları ve ülkeleri harekete geçirmeye, bazılarını da rahatsız etmeye başladı. Mültecilerle ilgili uygulamaları çok takdir gördü. Sınır bölgesinin temizlenmesi Fırat Kalkanı harekatıyla başarıldı. Musul ile ilgili projesi de inşallah programlandığı gibi sonuçlanacaktır..Bulunduğu jeopolitik coğrafyaya rağmen, bir de müslüman ülke olması nedeniyle dış güçlerin gözü tarih boyunca hep ülkemizin üzerinde olmuştur. Böyle de devam ediyorlar. 15 Temmuzdaki o birlik, beraberlik ve Çanakkale ruhunun tüm saldırıların üstesinden geleceğine tüm kalbimle inanıyorum.

 

- Siyasetle aranız nasıl?

 

Bildiğiniz gibi uzun yıllar siyasetin içinde aktif olarak bulundum DYP Kartal teşkilatında görev yaptım,daha sonra siyasete uzun bir süre ara verdim.Daha sonra siyasi partilerden gelen tekliflere sıcak bakmadım.Dışarıdan destek olmaya çalıştım.Milletvekili arkadaşlarımızla diyaloglarımız devam ediyor sık sık ziyaret ediyorlar onlarla bilgi alış verişinde bulunuyoruz.Önerilerimiz oluyor onlara aktarıyoruz.İleride ne olur bilmiyorum ama şu anda siyasetle ilgimiz bundan ibaret.

 

 

- Sporla ilgili neler diyeceksiniz?

 

Amatörlere daha büyük destek verilmeli. Yetkililer başarılı kulüpleri sonuna kadar maddi ve manevi olarak desteklemeli. Ben de bir amatör kulübün yöneticisiyim. Bulvarspor kulübünü yöneten arkadaşlarım çok başarılı. Kurumsallaşmayı hedefleyen ve bunda da başarılı olan bu takıma desteğin esirgenmemesi gerekir. Bayan futbol takımlarını da başarılı buluyorum. Onlara da yeterli destek verilmiyor. Avrupa’ya ve Dünya’ya baktığımızda kadın futbolunun hangi seviyede olduğunu görüyoruz. Fatih Terim-Arda konusu gündemden hiç kalkmıyor.Bu olayda ben her zaman Arda’nın haklı olduğuna inanıyorum. Ülkede Fatih gibi hocalar fazla ama Arda gibi futbolcular az sayıda.Fatih  hoca kısa sürede yalnışından döneceğine inanıyordum ve de o da yalnışından dönerek doğru olanı yaptı derken, acaba yaptırıldı mı demekten de kendimi alamıyorum. .Fatih Hoca uzun yıllardır milli takımın başında egoizmini hiç terketmedi. ‘Hep ben’ dedi. Bu bence yanlış. Derwall’in öğrencisinin böyle olmaması gerekir ama herhalde Derwall’in kulakları çınlıyordur. Aldığı ücrette dudak uçuklatıyor. Yıllık 3.6 Milyon Euro . Aylığı yaklaşık 900 bin TL. Olacak gibi değil. Türkiye Futbol Federasyonu’nun bu parayı nasıl verdiğini anlamak mümkün değil. Futboldaki taraftar yasağının kaldırılması önemli bir karar. Bu kararı alanları tebrik ediyorum. Futbol bir temaşe sporu. Siz, nasıl insanların maç izleme özgürlüğünü kısıtlayabilirsiniz? Gerekli tedbirlerini alırsın, olur biter. Bir Fenerbahçeli olarak ta hep Aziz Yıldırımın yanında yer aldım ve almya da devam edeceğim.

 

- Son olarak ne diyeceksiniz?

 

Bizim kardeşliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi, kişiliğimizi korumamız gerektiğine; dil, din, ırk, mezhep ayrımı yapmadan, birbirimizi kırmadan birbirimizi sevmenin çok önemli olduğuna inanıyorum. Bu güç Millet olarak bizde var. Gelin hep birlikte bu güzelliği sürdürmeye devam edelim. Bu ülke hepimizin, başka bir ülkemiz de yok.




Bu haber 424 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ÖZEL HABER HABERLERİ