‘BİZLER TARİH OKUYAN DEĞİL, TARİH YAZAN BİR MİLLETİZ’
Tarih: 02-02-2017 22:39:00 + -


Sancaktepe Belediyesi Strateji Geliştirme Müdürü Sayın Hilmi Yazıcı'ya konuk olduk. Kendisiyle keyifli bir röportaj yaptık. Biz sorduk o da samimiyetle cevap verdi. İşte o güzel röportajın ayrıntıları, umarız beğenirsiniz.

‘BİZLER TARİH OKUYAN DEĞİL, TARİH YAZAN BİR MİLLETİZ’

Kenan Bey öncelikli olarak hoş geldiniz. Bu röportajı yapmak için beni tercih etmenizden dolayı son derece memnun olduğumu belirtmek istiyorum.

 

   HİLMİ YAZICI KİMDİR ? TANIYABİLİRMİYİZ.   

 

Öncelikli olarak kendimi size tanıtmak isterim. 24.09.1973 Sivas Merkez Kartalca Köyünde dünyaya geldim. 1974 yılında İstanbul ilimizin Kartal ilçesine ailemle birlikte gelmiş bulunmaktayız. İlkokulumu 2.sınıfa kadar Binbaşı Necati Bey İlkokulunda, 5.sınıfa kadar da, eskiden Kurfalı mahallesi dediğimiz, Hürriyet mahallesine taşınmamızdan dolayı burada bulunan Cumhuriyet İlkokulunda okudum. Orta Okul ve Liseyi ise Pendik İmam Hatip Lisesinde okudum. O zamanlar İmam Hatipte okuyabilmek için sınavlara girip başarılı olmak gerekiyordu bizde yazılı sınavı kazanarak okuduk. Pendik İmam Hatip Lisesini bitirdikten sonra Kuran Kursu hocalık vazifesinde bulundum 200 talebem vardı. Yıllar geçmiş olmasına rağmen hala severek görüştüğüm öğrencilerim vardır. 1992 yılında mezun olduktan sonra 7 Haziran 1992 tarihinde yapılan Belediye seçimlerinde Samandıra Belde Belediye Başkanlığını Refah Partisi adayı Sayın Mehmet SEKMEN başkanımızın kazanması ile Samandıra Belediyesinde Özel Kalem Müdürü olarak görev aldım.

 

1998 Yılında Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat bölümünü bitirdim. Yüksek Lisansımı ise 2012-2014 Yılları arasında Maltepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünde tamamlamış bulunmaktayım.

 

Samandıra Belediyesi ve Sancaktepe Belediyesinde Mali Hizmetler Müdürü, Destek Hizmetleri Müdürlüğü görevlerini yaptım. Hali hazırda Sancaktepe Belediyesi Strateji Geliştirme Müdürlüğünün yanında vekaleten Muhtarlık İşleri Müdürlüğü görevini de yürütmekteyim.

 

Gençlik yıllarımdan itibaren bir çok vakıf, dernek ve sivil toplum kuruluşlarında hem üyelik hem de yönetim bazında görevlerde bulundum. Şuanda da aktif olarak dernek başkanlığı, başkan yardımcılıkları, yönetim kurulu üyelikleri vb. görevlerimi ilk günkü heyecanımla devam ettirmekteyim.

 

 

   YILLARDIR YEREL YÖNETİM SİSTEMİ İÇİNDE GÖREV YAPIYORSUNUZ. BU İŞİ YAPARKEN ZORLANDIĞINIZ KONULAR OLDU MU?   

 

Yerel yönetimde görev almak hem çok zor hem de çok kolaydır. İnsanlarımıza hizmet eder iken bire bir görüşmeler yaparak diyalog içerisine girmek, hizmeti sunduğumuz kişilerle karşılıklı iletişim içinde olmak ve sunulan hizmetin insanlarda oluşturduğu mutluluğa şahit olmak insana inanılmaz bir haz veriyor ve çalışma sırasında çekilen sıkıntı ve çileleri sıfırlıyor.

 

Yerel yönetimler (Belediyeler) yerinde yönetimlerdir yani çözüm odaklı ve memnuniyet esaslıdır.

 

Görevlerimiz sırasında her türlü insanımızla karşılaşıyoruz. Bazen memnun etmesi zor insanlarımızda çıkmasına rağmen biz yine de güler yüzümüzü hiç eksik etmedik ve yaptığımız işleri doğru ve düzgün yapmaya gayret gösterdik.

 

   İNSANLAR SİZİ ÇOK SEVİYOR, İKİLİ İLİŞKİLERİNİZ MÜKEMMMEL, SİZİ AYRI KILAN ÖZELLİKLERİNİZ NELERDİR ?   

 

Kenan abi, teveccühünüz ve güzel düşünceleriniz için ayıca teşekkür ediyorum. Tabi ki insanları benim çok seviyor olmamın yanında gençlik yıllarımın hiçbir anını amaçsız geçirmeden, okul ve iş hayatı sırasında da sivil toplum kuruluşlarında, meslek örgütlerinde ve hemşeri derneklerinde çok aktif rol almış, bir kısmının da kurucusu ve yöneticiliğini yapmış bir insan olarak insanlarla sürekli iletişim ve etkileşim halinde olmam ile Allahu tealanın tarafıma vermiş olduğu yapı ve sıcak kanlı mizacımın etkisindendir diye düşünmekteyim.

 

   SİYASET SİZİN İÇİN BİR AMAÇ MI YOKSA BİR ARAÇ MI SİYASETTEN BEKLENTİLERİNİZ NELERDİR?   

 

Siyaset tabi ki benim için amaç olamaz, ancak bir araçtır. Çünkü; topluma hizmet etmek, toplumun düşüncelerini paylaşabilmek, insanlarımıza hizmet etmenin hakka hizmet etmek olduğunu bilmek, topluma ve yaşadığımız çevreye faydalı olabilmek, Sadece aynı zaman dilimi içinde birlikte yaşadığımız insanlara ve diğer canlılara değil göremeyeceğimiz ve belki de bizim ismimizi bile bilmeyecek olan gelecek nesillerimize de faydalı olarak (sadakayi cariye) amel defterimizin belki de kıyamete kadar kapanmamasını sağlamanın yolunun siyasetten geçtiğine inanmaktayım. Tabi ki topluma hizmet etmek sadece siyasetle olmaz. Hizmet etmek için birçok vakıf, dernek, STK, hemşehri dernekleri, gönüllü yardım kuruluşları ve şahsi olarak da yapılabilmektedir. Benim anlatmak istediğim ise; Belediye Başkanı olmak için siyaset, Millet vekili olmak için siyaset, Bakan olmak için siyaset, Başbakan olmak için siyaset, Cumhurbaşkanı olmak için de artık siyaset gerektiği yani söz ve güç sahibi olarak milletimize hizmet edebilmenin yolunun milletimizin oyu ve desteğinden geçtiğini görmekteyiz.

 

 

   STK’LAR SİZİN İÇİN ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞUNU YAPTIĞINIZ FAALİYETLERDEN AÇIKCA İZLİYORUZ. STK’LARIN TOPLUMDAKİ YERİ VE ÖNEMİ NEDİR ?   

 

Sivil Toplum Kuruluşları sayesinde bireysel olarak başarılı olamayacağımız bir çok işi gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Atalarımızın dediği gibi bir elin nesi var iki elin sesi var mantığı yani birlikten güç doğar. Hemşehri dernekleri sayesinde birçok akraba, eş ve dostumuzu tanıma ve bir araya gelebilmenin yanında Memleketim olan Sivas’a ait örf, adet, gelenek ve göreneklerimizi yaşama ve yaşatma fırsatını da bulmuş oldum. Yönetim kurulunda bulunduğum Sancaktepe Kızılay Derneği ve diğer yardım kuruluşları sayesinde insanların zor durumlarında yanlarında olma ve sıkıntılarına bir nebze de olsa çare olmanın hazzını yaşadım. Üyesi olduğum ve Yönetiminde bulunduğum diğer STK’larda da eğitim camiasından, spor camiasına kadar bir çok alanda hizmet etmenin onurunu yaşıyorum.

 

Sivil Toplum Kuruluşları; toplumu ilgilendiren meselelere farklı bakış açıları ile bakabilmeyi ve birlikte hareket edebilmenin gücünü kullanarak toplumun sıkıntılarının daha hızlı bir şekilde çözülmesini sağlamaktadır.

 

   TECRÜBELERİNİZ VE YEREL YÖNETİMLERDEKİ BAŞARILARINIZ, ÇALIŞMALARINIZIN TEZAHÜRÜ OLARAK HALK ARASINDA BÜYÜK BİR DESTEK BULUYOR. BUNDAN DOLAYI NELER HİSSEDİYORSUNUZ, DUYGULARINIZ NELERDİR ?   

 

Eski Türkiye’de yasaklar vardı, vesayet vardı, krizler vardı, enflasyonlar ve devalüasyonlar vardı, faili meçhuller vardı, yolsuzluklar vardı ve aklınıza gelebilecek her türlü sıkıntı ve sorun vardı. Şimdi ise Yeni Türkiye var ve yeni Türkiye’nin temelleri atılıyor. Ekonomik istikrar var, siyasi istikrar var, demokratikleşme var, insana değer veren yeni bir yönetim anlayışı var. Yeni Türkiye doğrultusunda herkesin bir görevi var. Biz çalışmalarımızda ve insanlara yaklaşımımızda, siyasi büyüklerimizin tecrübelerinden de faydalanarak Yeni Türkiye mantığında yani; insanı yaşat ki devlet yaşasın’ı hedef aldık. Ben de acizane bu parolayı kendimde özümseyerek hareket ettiğimden dolayıdır ki tanıdığım tanımadığım bir çok vatandaşın yolda beni çevirip teşekkür etmesi, dua etmesi benim olmadığım ortamda bile benimle alakalı konular açıldığında arkamdan güzel konuşmaları açıkçası beni çok mutlu ediyor.

 

   YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİZ. NİSAN AYINDA YAPILACAK REFERANDUMLA İLGİLİ ÇIKACAK SONUÇLA İLGİLİ TAHMİNİNİZ NEDİR ?   

 

Parlementer sistemde bu zamana kadar maalesef hep koalisyon hükümeti gören memleketimiz çok zaman kaybetmiştir. Bundan dolayıdır ki insanların beklentilerinin, hedeflerinin alışkanlıklarının, eğitim, sosyal ve kültürel yapısının hızlı bir şekilde değiştiği ve geliştiği çağımızda kendini yenileyebilen, toplumlar ve devletler ayakta kalabilmektedir. Bunun içinde güçlü bir devlet ve güçlü bir millet olması gerekmektedir. Zor bir süreçten geçtiğimiz yurt içi ve yurt dışı düşmanlarımızın pervasızca saldırmaları ve yıpratma çalışmaları karşısında ancak istikrarlı ve güçlü bir Türkiye durabilir. Bunun içinde anayasamızın değişmesi halkımızın çoğunluğunun desteklediği, ikili bir yönetim anlayışının ortadan kalktığı, Cumhurbaşkanlığı sistemine ihtiyacımız olduğunu düşünmekteyim.

 

15 Temmuzda Milletine ve devletine silah doğrultan bu zihniyet ve benzeri bir zihniyetin asla söz sahibi olamaması, vatanını seven ve canını vatan ve millet yolunda harcayacak evlatlarımızın söz sahibi olabilmesi adına Güçlü Türkiye için, Demokrasi için, İstiklal ve İstikbalimiz için bende Evet diyorum.

 

Bu zamana kadar her konuda feraseti ve ileri görüşlülüğü ile kararını vermişve bu kararları eylemlerine yansıtmış olan Aziz milletimizin Nisan ayında yapılacak olan Referandumda da kararını aynı doğrultuda vereceğini düşünüyorum. Şimdiden hayırlı olsun. Tahminim ise halkımızın %65 oranında evet diyeceği yönündedir.

 

   ÇOK YOĞUN BİR ÇALIŞMA TEMPOSU İÇİNDESİNİZ, AİLENİZE VAKİT AYIRABİLİYORMUSUNUZ? EŞİNİZ VE ÇOCUKLARINIZLA BİR ARAYA GELDİĞİNİZDE NELER KONUŞUYORSUNUZ? AİLENİZ BU YOĞUNLUKTAN ŞİKAYETÇİ Mİ?   

 

Kenan bey, evlendiğinde bile sadece 3 gün evlilik izni kullanabilen bir kardeşinize bu soruyu soruyorsunuz. Hayatımda hiçbir zaman monoton bir yaşantım olmadı. Hep aktif olduğumdan dolayıdır ki eşim ve çocuklarım da bu tempoya alıştılar. Eşim benim yapmış olduğum mücadele ve gayretlerimin sonunda mutlu olduğumu, toplum tarafından sevildiğimi ve çok dualar aldığımı bildiği için en büyük destekçim olmuştur. Olmaya da devam etmektedir.

 

Çocuklara fazla vakit ayıramadığım için; bundan birkaç ay önce oğlum Emircan, baba ben büyüyünce senin gibi bir baba olmayacağım dedi. Nenden oğlum dediğimde ise sen hiç bizimle zaman geçirmiyorsun, eve geç geliyorsun birde bize kızıyorsun dedi. Bunun üzerine oğlum iyi baba olmam için ne istiyorsun diye sorduğumda; hani sen küçükken Kartal ve Pendik sahilinde balık tutarmışsın ya bende merak ediyorum ve seninle balık tutmak istiyorum dedi. O günden sonra oğlumla iki defa balığa gittim birlikte zaman geçirdik ve balıkta tuttuk. Ayrıca birkaç defa da sinemaya giderek baba oğul birlikte olduk. Bu aralar fırsat buldukça aileme zaman ayırmaya çalıyorum.

 

   SPORLA ARANIZ NASIL, HANGİ TAKIMI TUTUYORSUNUZ.TÜRK FUTBOLUNUN ŞU ANDAKİ DURUMU NEDİR ?   

 

Gençliğimde uzak doğu sporu ile ilgilendim, ayrıca arkadaşlar arası futbol, voleybol ve basketbol maçları yaptım ve fırsat buldukça da yapmaya devam ediyorum. Samandıra Belediye Spor ve Sancaktepe Belediye Spor Kulübünün kurucu yöneticilerindenim ve halen delegeliğim devam etmektedir. Eskiden tuttuğum tek takım Fenerbahçe iken şimdi Kartal Spor, Sancaktepe Belediye Spor, ve tabi ki Sivas Sporu tutuyorum.

 

Türk Futbolu geçmişe nazaran Kulüplerin alt yapılarının da gelişmiş olması sayesinde daha iyi noktalara gelmiş bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye Futbol Federasyonunun sadece süper lige değil diğer liglere de maddi olarak destek vermesi sayesinde Türk Futbolu kalkınmaya devam ediyor. Futbolun Belediyeler ve işadamları tarafından desteklenmesi de takımlarımızın güçlenmesine katkı yapıyor.

 

   SON OLARAK NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ ?   

 

Bana bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Aziz milletimizin, birlik ve beraberliği sayesinde, tarih okuyan değil geçmişte olduğu gibi tarih yazan bir millet olmasını canı gönülden dilerim. Umarım bizlerde bu kutlu yolda hizmet edebilen hizmetkarlar olabiliriz.

 

Saygılarımı Sunarım.




Bu haber 533 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ÖZEL HABER HABERLERİ